Sayfalar

antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2014 Pazar

Yeni hayat Ankara...

Herkese selamlar...
Yaşıyorum, hayattayım...:)
Sağolsun bazı blogger arkadaşlar merak etmişler bende iki laf atıp çıkayım dedim. En başta güzel haberimi vereyim tayin yerimiz belli oldu ANKARAdayız artık :))) 
Ocak ayında başlayan eğitim sürecinde eşimin gece gündüz çalışmaları sonucu memleketimize ve ailemizin yanına geri döndük. Bir nevi kürkçü dükkanı oldu. Evine yerleştin mi derseniz daha değil eşyalar yarın geliyor inşallah.Bu süreçte malum ev arama olayları çok vaktimizi aldı.Boya badana derken inşallah yarın bitiyor. Bu arada 2 hafta sonra sınavım var KPSS!!! Az vakit kaldığı için ders çalışmaya çalışıyorum ama bu tempoda biraz aksamalar oluyor tabi. Hayırlısı diyoruz. Bütün blogger arkadaşları çok özledim. Sınav ve ev yerleştirme olaylarım bitsin bloguma tam gaz devam edicem inşallah. Kimseye yorum yapıp laf atamadığım için kusura bakmayın telafi edicem hepinizi özlüyor ve seviyorum...





Güzel haftalarınız olsun.
Yakında görüşmek dileğiyle...

5 Şubat 2014 Çarşamba

...Kaş gezisi...

Bu soğuk kış günlerinde yazdan kalma görüntülerle biraz içimiz açılsın istedim. Geçtiğimiz ramazan bayramında Antalya'nın güzel ilçelerinden olan Kaşta tatilimizi geçirmiştik. Aslında şimdiye kadar çoktaaaan yayınlamam lazımdı ama bir türlü fırsat olmadı.
 Tatil beldelerine gitmeden önce internetten iyice bir araştırıp öyle seyahate çıkıyoruz. Bloglar olsun başka siteler olsun gerçekten faydalı oluyor. En azından nereye gitmemiz gerektiğini bilerek hareket ediyoruz.



Kaştan biraz bahsetmek gerekirse; Kaş Antalyanın en batısında bulunan ve il merkezine 189 km mesafede bulunan turistik bir ilçe. Araba ile Antalyadan ortalama 4-5 saat arası varılabiliyor. 


 Kaşta öle şaşalı oteller yok. Genelde butik otel ve yarım pansiyon konaklama mevcut.Kaldığımız otelin de manzarası harikaydı gerçekten Bu gördüğünüz yer Çukurbağ yarımadası...


Ben şahsen o büyük otellerin kalabalığından, Türkiyede kendimi yabancı hissetmekten pek hoşlanmıyorum. Üstünü başını giy hurraa yemeğe in sıraya gir yemek ye olayı bana pek cazip gelmiyor. O yüzden küçük işletmeler bana çok daha samimi geliyor. Ama yeri geliyor mecburen böyle ortamlara da giriyoruz.


İlk günümüzü otele yakın olan Akçagerme plajında güneşlenerek ve bol bol yüzerek geçirdik.Hava cidden çok sıcaktı su bile serinletmiycek kadar ılıktı. Malum bayramdan dolayı da çok kalabalıktı.
  


İlçede yamaç paraşütü ve dalgıçlık başta gelen sporlar arasında.Hatta Türkiyenin en iyi dalgıçlık bölgesi kabul edilmiş.




2.gün tam gün tekne turuyla görülebilicek en güzel yerleri gördük.Kaleköy,kekova (batık şehir),tersane koyu,simena gördüğümüz yerlerden birkaçı...



Denizin hemen yukarısında birbiri üzerine binmiş hissini veren birçok lahit görülüyor. Bu mezarların çoğu Hellenistik ve Roma dönemine aitmiş. Mezarların üzerindeki yazıtlar da Kyaenai ve Myra vatandaşı diye yazılıymış.



Kaleköy şehrin doğu ucunda kayaların kesilmesiyle 28 m uzunlukta 8 m genişlikte bir iskele bulunuyor. Kayaların kesilme izleri bugün de görülebiliyor. Buradan Kaleköy’de bulunan Simena’ya geçiliyor.


Ulaşımın sadece teknelerle sağlandığı köye giriş bu ufak iskeleden yapılıyor.


  Burasıda Rahmi Koçun eviymiş.


Kaleköy; Ulaşımı sadece denizden yapılan 140 haneli bir köy. Daracık sokaklı  evlerin arasından geçiyorsunuz. Köyün toplam nüfusu 510muş. Orda yaşayan küçük kızlarla konuşma fırsatım oldu.Köyde ilkokul varmış ama 4.sınıfa kadarmış. İlkokul sonrası için ilçe köylere hergün tekneyle gel git yapıyorlarmış. Herşey o kadar bakir kalmış ki insanın ağzı açık kalıyor.





   Buda uçan pozum...:)




Israrla köyde ev yapımı dondurma yememizi önerdiler.Bizde yiyelim dedik ama pişman olmadım desem yalan olur.Tabiki insanlar birşekilde geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.Ama damak tadı denen birşey var ve bana hiç uymadı belki siz seversiniz.







 Gece olunca Kaş merkez daha bi güzel...





 Çarşısı çok büyük değil ama genede epey gezilicek yerler var.Bi kere dükkanlara hayran kaldım.Hediyelik eşyalar da hiç görmediğim çok şık orjinal şeyler vardı.



Bu kral mezarıda kaş merkezde çarşı içinde bulunan bir anıt mezar...






Burası da Kaş merkezde bulunan Antiphellos antik kent tiyatrosu.Sıcakta bu kadar merdiven çıkmak pek akıl karı olmasada manzarayı görünce o kadar sıkıntıya değiyor.



Resimle yada tarifle anlatılabilicek bi manzara değil gidip görmek lazım.Ne kadar anlatsam boş bu fotoğraf için..


Bayram dolayısıyla ciddi kalabalık olmasına rağmen plajların hiçbiri pis değildi. Denizin temizliğinden bahsedersek ben bu kadar temiz bir deniz görmedim desem yeridir.Tabiki bunun en büyük sebeblerinden biri büyük otellerin bulunmaması ve doğal olarak o otellerin atıklarının denize verilmemesi. Umarım Kaş hep bizim gördüğümüz gibi kalır.Harika doğası, sıcak insanları ve tertemiz deniziyle bu küçük tatil beldesini biz çok sevdik. Birgün sizinde o taraflara yolunuz düşerse mutlaka Kaşa uğrayın derim. 

...Sevgiler...

24 Ocak 2014 Cuma

Hoşçakal Antalya Merhaba Ankara...

Eveeeet sonunda Ankara'ya gelebildik. Sonunda diyorum işler güçler bir türlü bitmediği için evden çıkamıycaz diye umutsuzluğa kapılmıştım. Çok şükür sağ salim geldik. Geleli 3 gün oldu ama malum burda da yapılması gerekenler olunca bloguma giremedim. Önceden de yazmıştım eşimin eğitimi için 5-6 ay Ankaradayız. Sonrası Allah kerim bakalım tayinimiz nereye çıkacak?


 Evlenip ağlaya ağlaya gittiğim Antalya'dan buruk ayrıldım. İnsan her şeye alışıyor bizde alıştık ve 2,5 yıldır bu güzel şehirde yaşadık. Antalyayı gerçekten çok sevdik harika yerlerini gezdik, güzel dostluklar edindik kendi memleketimiz olmasa da benimsedik. En çok da o temiz havasını, güzel mi güzel deniz manzarasını ve kışın insanın içini ısıtan güneşini özliycem. Tabi ki Ankara'ya geldiğimiz için çok mutluyum her şeyden önemlisi ailemin yanındayım. Artık bundan sonrası da kısmet...



Herkese güzel mi güzel bir hafta sonu diliyorum.
 ...Sevgiler...

8 Ocak 2014 Çarşamba

Aspendos Gezisi

2 hafta sonra zorunlu olarak Antalya'dan Ankara'ya gidiyoruz. Eşimin hizmet içi eğitimi olduğu için 6 ay kadar Ankarada olucaz. Bizde son zamanlarımızı iyi değerlendirelim istiyoruz. Gitmediğimiz görmediğimiz yerlere gidelim diye düşündük. Koca bir yazı geçirdik ama Antalya'ya 1 saat uzakta ki Aspendosa gidememiştik :) Öyle olur ya çok istersin ama gidemezsin neyse bu zamana kısmetmiş.

 Hava 18-20 derecelerde olduğundan epey sıcakladık. Ocak ayı olduğu için pek kimsecikler yoktu ama her zaman olduğu gibi turistler ordaydılar.Tiyatro alanın dışında tapınak,kilise,su kemeri,pazar yeri,bazilica gibi diğer tarihi yapılarıda görmeniz mümkün. Bütün alan açık olduğu için çok sıcak havalarda gezmek biraz bunaltıcı olabilir. O yüzden biz gittiğimizde mevsimsel olarak şanslıydık. Aspendosun tarihi dokusu gerçekten görülmeye değer. Antalya-Alanya yolu üzerinde Serik ilçesinin bitiminde Aspendos sapağının 4 km içerisinde bulunan antik tiyatroya yolunuz düşerse görmenizi tavsiye ederim. . Girişi ücretli ama müze kartlada giriş yapmak mümkün. Gezimizin tek negatif tarafı tiyatroya resterasyon yapıldığı için görüntü alanımızı daraltmak zorunda kaldık. Bazı fotoğraflarımızda iş makinalarının güzel pozlarını görebilirsiniz...:)
Herkese güzel günler diliyorum.